Metro Market, “Coğrafi İşaretli Ürünleri” ön plana çıkardığı reklam kampanyasının ardından karşımıza yine çok başarılı bir işle çıktı. “Kolay Vazgeçmeyenlerin” öyküsünün anlatıldığı 2 adet reklam filmi ekranlarımızda ilgi çekmeye çalışıyor. Sesler ve Evet-Hayır temalı filmler gerek stratejisi gerekse prodüksiyon kalitesi bakımından gayet başarılı. Slogan daha net ve anlaşılır olabilseydi daha da iyi olabilirdi tabi.

Filmler; tarladan ve balıkçı ağlarından sofraya uzanan süreçte üreticilerin ve gastronomi profesyonellerinin, Metro ile birlikte ürünü son tüketiciye en iyi ve lezzetli şekilde ulaştırmalarının arkasında yatan azmin ve özverili çalışmanın hikâyesini anlatıyor.

Markanın bu reklamlarıyla sergilediği duruş, kendi sektörü ile ilgili bakış açısını çok net ortaya koyuyor. Bir toptancı marketi;

“En hesaplı market benim”

“Bol çeşit bende”

“En kaliteli ürünler burada” der.

Fakat Metro Market farklı bir şey söylüyor. Kendisini “toptancı marketiniz” olarak konumlandıran marka, kaliteli ürün sunarım diye bas bas bağırmak yerine tüketicilere bunu anlatmanın çevresel yollarını arıyor. Zihinlerdeki “Kaliteyi sağlayan nedir? Herkes kaliteliyim diyor, sana neden inanayım?” gibi soru işaretlerini gidermek için göstergeler sunuyor tüketicilere.

“Ben kaliteliyim çünkü; kaliteli ürünü destekliyorum. Anadolu’nun neresinde orayla özdeşleşmiş iyi ürün yetişiyorsa ben o ürünün destekçisiyim. Seninle o ürünü buluşturma görevini üstleniyorum. Coğrafi etiketli ürünlere destek veriyorum.” diye sesleniyor. Sizce de kuru bir “kaliteli ürünün adresi” sloganından hayli farklı değil mi?

1441875127_metro_finikeportakali-610x431

Şu sıralar yayınlanan kampanyada da restaurantlar satış hedefi olarak görünmesine ve aslında satışın son tüketiciye yönelik olmadığı bir durum var olmasına rağmen bu reklam kampanyası ulusal medyada yürütülüyor. Hiç birimiz yemek yediğimiz restaurantın hangi marketten alışveriş yaptığına dikkat etmiyoruz. Tek tek ürünlerin güvenilir ve kaliteli olmasına dikkat ediyoruz elbette ama sonuçta iş yerlerinin kullanımı adına kaliteli sebze ya da balık için bir marka algısı yok henüz son tüketicilerde. Metro Market, bu reklamı ile kendisi için böyle bir algı yaratma gayretinde olduğunu gösterdi. Bir toptancı marketi olarak son tüketicinin satışlara indirekt etki yaratması amaçlanıyor.

146741

Markanın “Ben, senin dışarıda tükettiğin yemeğin kusursuz olması için çalışıyorum.” diye seslenmesi çok önemli bir söylem. Yetmiyor “Yaşadığımız topraklara yatırım yaparak, en mükemmel ürünün üretilmesi için üreticileri destekleyerek yapıyorum.” diyor.

Demek istediğim şu; bu reklamı izleyen kalabalıkların gittiği restaurantta  “Metro Market” logosunu görünce “Metro market > Anadolu’daki kaliteli ürünleri destekleyen market >kaliteli ürünler ile yapılmış lezzetli bir yemek yiyeceğim.” diye düşünmesi hedefleniyor. Tabi bunun yanında illa ki son tüketici de bu reklamlardan etkilenerek Metro marketlerde alışveriş yapmayı tercih edebilir. Fakat Metro Market’in son tüketiciyi kendi mağazalarından alışverişe ikna etmesi için karşısında çok güçlü rakipler var. Bu yüzden stratejik olarak bir toptancı marketi olan markanın, işletmeleri kendi ürünlerini tercih etmeleri konusunda ikna ederken son tüketicinin pozitif algıları ellerini bir hayli kuvvetlendirecektir.

İnsanların her geçen gün sağlıkları ile ilgili daha bilinçli hareket etme konusunda tutumları kuvvetleniyor. Palm yağı krizi çok taze henüz. Dolayısıyla Metro market bu başarılı kampanyaları gerçekten kaliteli ürünlerle destekleyip tutarlı olmayı sürdürebilirse başarılı olabileceğini düşünüyorum.

Şu bir gerçek ki insanlar sadece ne sattığınızla ilgilenmiyor. İnsanlar, hangi işi yaparsanız yapın bir ürünü nasıl bir inançla, neden ya da hangi misyonla, nasıl ürettiğinizle de ilgileniyor. Bu anlamda Metro Market, tüketicilere sunduğu ürünlerin arka planında nelerin yaşandığı ile ilgili ikna edici ve etkileyici nedenler sunuyor. Bu yüzden bu kampanyayı başarılı buluyorum.

Sadece iyi telefon üretmek yeterli değil. Onlarca telefon markası var hepsi iyi olduğunu söylüyor. Ama sadece 1 tanesi:

“Biz; süre gelen olgulara meydan okumaya ve farklı düşünmeye inanırız.”

“Bu inancımız sayesinde; ürünlerimizi güzel tasarımlı, kolay kullanımlı ve kullanıcı dostu tasarlıyoruz.”

“İşte bu yüzden, mükemmel telefonlar yaparız.”

diye sesleniyor bize. Hangisi olduğunu anladınız bile:)

Her ürün taklit edilebilir fakat işinize duyduğunuz tutku, inançlarınız, işinizi yapış şekliniz asla taklit edilemez ve bu tutku etkiler insanları en çok. Her ne yapıyorsanız tutkuyla yapın!

Medina Turgul DDB ekibini ve Metro Market Pazarlama departmanını tebrik ediyorum.

 

 

Reklamlar